>Beyninizi…

>

Bu şarkıyı dinleyip, klibi izleyip Thom’un yaptığı dansa apaçi dansı dediniz ya.
Bir de bunu Radiohead fanı olarak yaptınız ve abuk sabuk videolar paylaştınız ya.
Sizin o şarkıyı dinleyen kafanızı skym.

Thom Yorke’un klipte yaptığı dans apaçi değil butoh dansıdır bu bir.
Şarkının sözlerinin Türkçe’sine bir bakıp sözlerle hareketlerin bağlantısını anlayabilirdiniz bu iki.
O göt deliği kadar olan beyninizi skym bu da üç.

PS. Butoh dansına karanlıklar dansı da denir.
Burdan okuyun da öğrenin piçler.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

>Girl.

>

http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf

” Three tomatoes are walking down the street — a poppa tomato, a momma tomato, and a little baby tomato. Baby tomato starts lagging behind. Poppa tomato gets angry, goes over to the baby tomato, and squishes him… and says, ‘Ketchup.’ ”

Nedense bu ara çok kasıyorum kendimi yazı yazmak için. Amnskym kafamda bin tane şey oluyor, laptopun başına geçince hiçbir şey kalmıyor. Pek içimden gelerek yazamıyorum anlayacağınız. Neyse siz şarkıyla idare edin.
Posted in bilin diye, bok brida | 3 Comments

>Yerim.

>
http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf

Merhaba, ben dersane hocasına aşık olan kız.

Ha bir de üç hafta sonra ölecek olan.

Neyse ben aşık olduğum adamdan bahsedeyim biraz size.

  • Birincisi; onu yerim ya da yok o beni yesin.
  • Sonraa, çevresinde ezik ezik dolaşan ergenleri yolabilitem var. Aslında önce karısını yolmalıyım ama.
  • İkincisi; sigaraya tekrar başlamış.
  • Uuu beybe, şimdi sigaramı çok başka türlü içeceğim.
  • Üçüncüsü; bugün cebinde acayip güzel bir kalem gördüm, hoş onun cebindeki her şey güzel.
  • Teneffüste gidip aynısından aldım. Dokunduğu her şeyi alasım var.Mandalinayı sevme sebebim.
  • Dördüncüsü; çok hoş bir poposu var.
  • Ders aralarında, öğretmenler odasının camından herifin kıçını kesiyorum.
  • Beşincisi; feciii karizma.
  • Ville Valo hakkında ne düşünüyorsam, onun hakkında da aynı şeyleri düşünüyorum. Belki biraz daha fazla şey. Eat me, drink me, fuck me ve türevleri.
  • Altıncısı; iki yaş daha büyük olsam, çok değil lan sadece iki yaş, ayartmak için elimden geleni yapardım. Eriyorum olum adamı görünce.
  • Yedincisi; bana ”keşke fen olsaydım.” dedirten tek kişi.
  • Fizikçi olmayaydın, her şey daha güzel olabilirdi.
  • Sekizincisi; Çok pis fantezilerim var.
  • Söylemeyeceğim.
  • Dokuzuncusu; amma uzattım sanki.
  • Onuncusu; tamam burda bitti.
  • On birincisi; kandırdım, bittiği falan yok.
  • On ikincisi; tamam lan gidiyorum.
Posted in bilin diye, brida | 5 Comments

>Farkındalık.

>

Geçenlerde babam durduk yere: ” Annen seni hiç aradı mı?” diye sordu.
”Hayır.” dedim.
”En son ne zaman aramıştı?” dedi.
”Ooo baya oldu.” dedim.
”Bir sene?” diye sordu.
”Geçmiştir.” dedim.
Konuyu değiştirdi.

Tek çocuğum ben. Annemle babam aşk evliliği yapmış olsalardı belki bir kardeşim olabilirdi. Neden evlendikleri, nasıl evlendikleri önceleri pek rahatsız etmemişti beni. Ama evde kaldığım şu birkaç günde kavramaya başladım. İstenmeden doğan bir çocuktum ben, istenmeden yapılan bir evliliğin meyvesi.

Aslında annemle babam yataklarını ayırdığında da bunun farkındaydım. Orta okul yıllarında. Sonra evlerini ayırdılar. Yine farkındaydım.

Sadece farkındalığım daha yeni etki yapmaya başladı bünyeme. Yapılan bir hatanın, yıllara mal olduğunu anladım. Ve bu yıllarda hiçbir şeyin bir adım öteye gitmediğini.. İstenmeden yapılan şeyler, artık asla istenilen şeyler olmuyordu. Olmayacaktı da. Ne olursa olsun.

Sevgisiz büyüdüm diyemem. Yalanlarla büyümüştüm sadece. Annemin devasa yalan balonunda. Kendi hakkında söyledikleri, babam hakkında söyledikleri, bizim hakkımızda söyledikleri.. Şok etkisini uzun bir süre üzerimden atamadım. Sonraysa annemle yollarımı ayırdım. Ayırdık.

Belki de sırf bu yüzden gitmek istiyorumdur. Yani İstanbul’a. O dediğim ”yeni” hayatı belki de sırf bu yüzden seçiyorum. Annemle babamı düzeltmeye çalışmadan, yalanları kapatmaya çabalamadan, sadece kendim için. Ya da belki de bu uğraşlarımdan yorulmuşumdur. Yani o sürekli tekrarladığım ”yorgunum” lafının sebebidir tüm bunlar.

Bir yıldır fiziksel olarak olmasa da, düşünsel olarak uğraştığım tüm şeylerin sıkıntısını yaşıyorumdur. Ve artık gerçek anlamda hepsini arkamda bırakıp gitmeye ihtiyacım var. Bugünkü sınav sonucumla da bunu yapabileceğime inanıyorum. Üniversite benim tek şansım.

Tüm gün bunu dinledim:

Posted in babi, brida, ML, yeniden | 15 Comments

>Nostalji Palas.

>

3 gündür hasta olarak yattığımdan mı, Bitch’le barıştığımdan mı bilmem, kendimce nostalji yapıyorum. Bu şarkı da onlardan biri. Klibe bayılırım.

Şu sıra yazacak pek bir şey bulamıyorum aslında. ”Yuvarlanıp gidiyoruz işte.” tabirini birebir yaşıyorum. Hastalığımı, oda dolusu dolup taşan sümüklü peçetelerimi, kırmızı burnumu saymazsak her şey anı şekilde devam ediyor.

Ygs öncesi hasta olmayı başarabilen o şanslı işte benim.
Şimdi çekilebilirsiniz,
hapşurmam lazım..

Posted in bitch, brida | Leave a comment

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Posted in Uncategorized | 1 Comment

>Yasaklar Zihniyeti.

>


Demokratik ve Atatürkçü bir ülkede yaşadığımızı söylemiştiniz değil mi?
Düşünmeye devam edin.

PS. Orospu çocuğusunuz olum, en katıksızından.
Posted in blogumadokunma | 3 Comments