>Dido Time.

>
İçim fazlasıyla huzur dolu. Ses dediğin böyle bir şey olmalı.

Eski halimi geri istiyorum aslında ben. En ama en baştaki halimi. Ne Zombi’yi ne de Brida’yı. O Sakar’ı istiyorum. Az önce yazdığım son iki yazıya baktım da. Ne oluyor sana? Ne oldu? dedim istemsiz bir şekilde. Ne zaman böyle biri oldun sen diye sordum kendime. Ama bulamadım cevabını. Çok çabuk tükettim cevaplarımı..

Bet gidiyor. Elazığ’a. Gitmeseydi iyiydi dedik dün gece Fat’la konuşurken. Gitmeseydi..

Kimi seviyorum ki ben, neyi biliyorum.

Okula da az kaldı. Kazanırım sanırım bir yerleri. İstanbulda olsun mümkünse. Zora gelip de kararlarımı değiştirecek biri değilim. Boğaziçi Üniversite’si hala beni bekler.

Dersane de salı, çarşamba, perşembe olmuş. Yeni tarihçi ve matematikçi gelmiş. Halbuki ben Süleyman hocayı seviyordum. Neden matematiğe yeni birini verdiler ki? Bayram Hocayla da biraz zor geçecek bu seneki edebiyat dersleri ama bakalım. İyi ki temelim iyi.

S’yle ailevi meseleleri konuşuyoruz şu an. Bir de Dido-Hunter dinliyorum aynı zamanda.

Saat 3 gibi buluşacağız kızlarla. Bet gelemiyormuş başka zamana artık. Seç, Fat ve ben olacağız sadece. Burger’da bir şeyler yaparız sanırım. Hava fena çünkü.

Babamı İstanbula gittiğimden beri hiç göremedim. Gelecekti dün akşam gelmedi de.

Daldan dala atlamak güzel oluyormuş hep böyle yapacağım bundan sonra. Ne de olsa aklım sürekli başka yerlere kayıyor. Sürekli düşündüklerim değişiyor.

Arman hiçbir yeri kazanamamış. Oh olsun müstahak. Travestiler sikesice domuz. Şimdi gitsin girsin Ezgisu’yun götüne. O da Marmara Mütercim Tercümanlığı kazanmış. asfdgfjh

Resim yapamıyorum uzun zamandır. Ne içimden geliyor, ne de çizdiklerim bir boka benziyor. ‘Bok’a benziyor aslında ama bir boka benzemiyor. Kitap da okuyamıyorum. Sineklerin Tanrısı’nı hala bitiremedim. Son günü zaten bugün, geri götüreceğim kütüphaneye. İnternet de sıkıyor artık. Her şeyden sıkılıyorum aslında son zamanlarda.

Film izlemek istiyorum.

Speeches won’t be made today, clocks will carry on
Flowers won’t be left in parks, work will still be done
People won’t be dressed in black, babies will be born
No flags will fly, the sun will rise
But we know that you are gone

You who loved to love, and believed we can never give enough

It wakes me every single night, thinking through the day
Did you stop at any time, have doubts at any stage
Were you calm or were you numb, or happy just to get it done
I’ve lived my life without regret – until today
And you who loved to love, and believed we can never give enough
I didn’t get to say goodbye, the day before the day

Was trying to get to work on time, that’s why I turned away
And missed the most important thing you’ve ever tried to say
I’ve lived my life without regret – until today

And you who loved to love, and believed we can never give enough

And you who hoped that underneath we all felt the same
That was until the day before the day
The day before the day
The day before the day
Oooh, the day before the day
The day before the day
Oooh, the day before the day
Oooh, the day before the day
Oooh, the day before the day

Advertisements
This entry was posted in brida, dido, sakar tanrıça, zombie. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s